Patilerle İlgili

ERİNÇ PÜTÜN VAKASI-SOKAK KÖPEKLERİ ÜZERİNE BASIN AÇIKLAMASI

SOKAK KÖPEKLERİ BESLENME AMAÇLI İNSAN AVLAMAZLAR

GİRİŞ:  Erinç Pütün’ün vefatı gazetelere “sokak köpekleri genç kadını yedi” şeklinde haber olmuştur. Sokak köpeklerinin,  çok aç oldukları için insan yemiş olabilecekleri şeklinde görüş bildirilmiştir. Erinç’in hayvan seven bir insan olduğu ve bölgede besleme yaptığı duyurulmuş, böylece sokak hayvanlarının kendilerini besleyen bir insanı yiyebilecek canilikte olduğu, bu hayvanların beslendiği için saldırganlıklarının arttığı tartışılmıştır. Köpeklerin, toplanmaları ve hatta itlaf edilmeleri gündeme gelmiştir.  Türkiye’nin birçok bölgesinden sokak hayvanlarının zehirlendiği haberleri sosyal medyada da görülmektedir. İnisiyatifimiz, sokak köpekleri konusunda insanları yanlış ve eksik bilgilendirmenin önüne geçmek ve daha fazla trajediye engel olmak için açıklama yapma gereği hissetmiştir.

 AÇIKLAMA:

Sokak köpekleri dâhil olmak üzere insanların yaşadığı bölgelerde yaşayan köpekler beslenme hedefli insan avlamazlar.

Köpekler, 14.000 yıl önce başladıkları evcilleşme süreçlerini davranış ve genetik alanında çalışan bilim adamlarının da ispat ettiği şekilde günümüzde tamamlamışlardır. Vahşi hayvanlar, öğünleri için avlanırlar. Köpeklerse avcılıklarını tamamlamış toplayıcılardır Beslenmek için insanlara muhtaçtırlar.

Köpekler domestik (evcil) hayvanlardır. İnsanla girift ilişki içerisinde ve insan manipülasyonu altında yaşamaya alışmışlardır. Bir köpeğin insana saldırmasının altında; korku, maternal agresyon ( annelik içgüdüsüne bağlı koruma saldırısı), defansif algı (kendini müdafaa) ve statü ilişkili agresyon ( genellikle sahip manipülasyon hatasına bağlı olarak oluşan agresyon) olabilir.  Köpeklerin avcılık içgüdüleri beslenme hedefli değildir. Hiçbir sokak hayvanı insan atığı ya da insan beslenmesi söz konusu olmadan yaşayamaz. Köpeklerin insanlara olan kayıtlara geçmiş saldırıların hiçbirinin altında beslenme amaçlı yemek yoktur.

Bu tip bilgiden yoksun açıklamalar köpek itlafını tetiklemekte, ülkemizdeki emekleme aşamasındaki hayvan sevgisini olumsuz etkilemektedir.  Ülkelerdeki gelişmişliğin göstergesi, sokakta hayvan olmaması değildir; hayvanların yaşam haklarına saygı gösterilmesi, hayvanların da toplumun bireyleri olarak yasal düzenlemeler içinde yer almalarıdır. Almanya, bu konuda örnek gösterilebilir.

Köpek nüfusunun yönetimi için Dünya Sağlık Örgütü ile Dünya Hayvan Sağlığı Örgütünün kabul ettiği yöntem Kısırlaştırma-Aşılama- Yerine Bırakma ve sahiplendirmedir. Bu yöntem, Türkiye haricinde Yunanistan, Slovenya, Hindistan gibi ülkemize benzer endemik köpek nüfusu olan ülkelerde de uygulanmaktadır.  2004 senesinde ülkemizde yasalaşan 5199 no’lu kanunda belediyelere bu konuda görev vermektedir. Ancak, 11 senedir sistematik şekilde kısırlaştırma yapılmamıştır. Köpek nüfusunun kontrolünün çözümü için bütüncül ve sistematik yöntemler uygulanmalıdır; kısırlaştırmak, bilinçli sahiplendirmeyi teşvik etmek, insanları ve çocukları bilgilendirmek, pet shoplardaki hayvan satışlarını engellemek bu bütünselliğin alt konularıdır. Bu konuda, devlet kurumlarına, belediyelere, sivil toplum örgütlerine ve basına büyük sorumluluk düşmektedir.

İMZA

ANKARA CANINE COLLEGE

http://www.ankaracaninecollege.com/alt/index.php?lang=tr

ÇİĞDEMİM DERNEĞİ

www.cigdemim.org.tr

Eskişehir Hayvan Koruma Derneği

Hayvan Kurtarma Derneği

http://hayvankurtarma.org/

Ozana-primadopo

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s